Hip Hop Müzik Nasıl Doğdu? İnsanları Nasıl Etkiledi?

Hip Hop 1970’li yıllarda Amerika’da kötü koşullarda ve azınlık olarak yaşayan siyahilerin kimi zaman hayattan uzaklaşmak ve eğlenmek için kimi zamansa hayatın tam da gelip ortasına oturarak “Bizde varız! Ve biz de insanız!” diye seslerini duyurabilmek için oluşturduğu bir kültür ve yaşam tarzıdır. Farklı bir bakış açısıyla bakacak olursak Amerikan kenar mahallelerinden (gettolardan) bütün dünyaya uzanan bir “kültür, müzik, şiir, resim..” hareketi. Vandalizmin olağan karşılandığı bir felsefe biçimi.

Bir Kültür ve Yaşam Felsefesi: Hip Hop

Hip Hop Ve Onun Vazgeçilmez Dört Elementi

Rap, Disk Jokeylik (DJ’lik), Graffiti, Break dans.

Hip Hop Müziğin Doğuşu ve Etkileri (Müzik #2)

1– Yaşanılmışlığın, sokakların ifadesi “rap”: İlk icra edilişi bizim bildiğimizden çok daha eskilere dayanan bu sanat aktivitesi bilinen tarihiyle 1970’lerde Amerika’da yaşayan siyahî halk tarafından yapılmıştır. Kelime anlamı olarak “Rhytm And Poem (Ritim ve Şiir, Ritmik Şiir)” veya “Rhytmic African Poetry (Ritmik Afrika Şiiri)” sözcüklerinin kısaltması olduğu düşünülse de rap Ingilizce’de “ağır eleştiri” anlamına gelmektedir.

İngilizce’de “and” sözcüğünün kısaltmalarda “a” harfiyle sembolize edilmediğini de göz önünde bulunduracak olursak rap kelimesinin anlamı büyük ihtimalle ağır eleştiri demektir. Hip hop kültürünün vazgeçilmezlerinden olan rapin söyleyenine genellikle mikrofonun hakimi (microphone controller) sözcügünün baş harfleriyle oluşturulan “MC” denir.

Tabi bunun yanı sıra, ozanın bir başka håli olarak nitelenebilecek bu insanlara farklı isimler verildiği de bilinmektedir meselâ “seramoni ustası, cümle mühendisi vb.” bunlardan yalnızca birkaçı.

Ozanın bir başka hali dedim çünkü: MC’ler de tıpkı ozanlar gibi birbirleri arasında atışmalar yapar, bu atışmalara da özel bir ad verilir: “Diss”, MC’lerin önemli bir özelliği vardır, birçoğu kendi ismini kullanmaz ve onun yerine kendilerine birer mahlas oluştururlar.

Sözcüklerin hızlı ve ritmik bir şekilde söylenmesiyle oluşan rapın ilk ortaya çıktığı dönemdeki kullanımı daha çok doğaçlama ve atışma şeklindedir. Hatta müziksizdir.

Rapın müziksiz bir biçimde yalnızca söyleyenini duyabileceğiniz şeklinin özel bir adı var: “Acapella”. Akla takılanın direk dile düşürülerek doğaçlamanın doruğuna ulaşmanın sanatı da diyebileceğimiz rape ise: “Freestyle” deniyor.

Hazır terimlerden bahsetmeye başlamışken değinmeden geçemeyeceğimiz birkaç önemli terim daha var. Bunlardan biri “MC’ler Nefi’yi anıyor” diye nitelendirebileceğimiz “Battle Rap”: İsim vererek veya üstü kapalı bir şekilde birilerinin iğnelendiği, altyapısı ve sözleri genellikle sert olan farklı bir rap türü. Diğerleriyse “Flex, flow, punchline, underground, hardcore.”

Flex: Bunu yapan bir insan mı yoksa taramalı tüfek mi diye insanı düşündüren sonra da galiba her ikisi birden kanısına vardıran rapın farklı bir türü.

Flow: Şarkının sözleriyle bestesinin ritminin uygun ve akıcı bir biçimde harmanlanışı, uyumun diğer adı.

Punchline: Şarkı söylendi, herkes dinledi ama bir kısmını kimse unutamadı. Işte o unutulmaz kısmın rapteki adı “Punc” divan edebiyatında “beytü’l gazel” varsa rapte de “punchline.” Şarkının en etkili yeridir ve çoğunlukla son cümlesi olur.

Underground: Rapin yeri, MC’lerin alınteri. Veya rapin her şeyi. Ticari bir amaç güdülmeden yalnızca rap yapmak için oluşturulan yer: Kimi zaman kenar mahalle, kimi zaman ev, kimi zamansa bir internet sitesi. Aynı zamanda rapin vazgeçilmez bir türü: “Rap için rap!

Hardcore: Özgün ve sert bir rap tarzı. “Vuran vurana kıran kırana rap.

2- Müziği parmakları arasında dolaştıran kişi “DJ (Disk Jokey)” ve onun sanatı: Rape başladı MC’ler sonra bir eksik fark edildi, müzik-ritim eksikti. Koca bir eksiği tamamladı DJ, el becerileri ve yirminci yüzyılın olmazsa olmazı teknolojisiyle oluşturduğu enstrümanıyla geldi rape can verdi.

DJ en genel tabiriyle müzik akışını kontrol eden, parça seçiminde ve parçalar arası geçişlerde uyum sağlamakla görevli olan kişidir. Ekipmanları genel olarak mixer, turntable, cd player, kulaklık, amplifikatör, hoparlör ve tabi ki plaklardan oluşur.

Bunun yanında eski kayıtlardan yaptıkları kesip biçmeler sayesinde ortaya özgün bir müzik çıkarırlar,bu faaliyetlerinin özel adı “sample”dır bir başka deyişle müzik inşa ederler.

Rapte olduğu gibi DJ’likte de doğaçlama vazgeçilmez unsurlardan biridir, “scrathing” de denen ve “turntable” üzerindeki plağın sağa sola çekiştirilmesiyle, zaman zamansa bastırmak suretiyle elde edilen “cizırtı”dır; bu cızırtı kulağı rahatsız edici bir ses gibi algılanmamalı aksine bu ses kulağa bayram yaptıran eşsiz bir müziktir ve DJ’liğin vazgeçilmezidir.

DJ ler sözler haricinde şarkının geri kalan kısmını oluştururlar, bunu yaparken en çok dikkat ettikleri noktaysa şarkının karakterini ve hissini belirleyen arka müzik veya şarkı dışındaki seslerin tamamını içeren- “beat “dir.

DJ’lik bilinen tarihi geçmişiyle rapten çok daha eskidir:1934 yılı, Amerika’da halen gramofon plaklarının da çalındığı bir dönemdi, Amerikalı bir radyo sunucusu olan “Walter Winchell” o dönem sanayiinde “disk” olarak adlandırılan plaklardan esinlenerek kendilerine “disk jokey” şeklinde hitap edilmesini istemiş ve bu isteği gerçekleştirilmiş.

Sonra da radyo sunucuları disk Jokey (DJ) olmuş, Fakat günümüzdeki manasını karşılayabilecek ilk DJ, Jimmy Saville‘dir. O 1947 yılında dünya üzerindeki DJ’lerin büyük bir sorunu olan müzik geçişlerini çift pikap kullanarak çözmüş ve “kesintisiz müzik” anlayışını oluşturmuştur.

DJ’likle rapin buluşma tarihi olarak birçok kaynak 1973 yılını işaret etmektedir: Jamaikalı DJ Kool Herc bu buluşmanın gerçekleştiricisi olmuştur. Rap yeni bir soluk, DJ’lik yeni bir kültür bulmuş ve ikisi de birbirini çok sevmiştir!

3- Sokak ortasında resim, sokak ortasında şiir, sokak ortasında sanat: “Graffiti” ve graffitinin sahibi “writer (yazıcı- yazan) “: En basit anlamıyla graffiti duvar yazıları ve duvar resimleri yoluyla yazıcısının kendini ifade ettiği görsel bir uygulamadır. Her geçtiği yere kendinden iz bırakmayı seven insanoğlunun sanatla birleştirdiği güzel izlerinden biri de denebilir graffiti için.

Tarihçesine gelince, mağara duvarlarına kadar uzanmak gerekir: Fransa’daki Lascaux mağaralarında ilk insanların mağara duvarlarına kazıdığı resimler graffitinin atası olarak görülebilir. Pompei kentinde yapılan kazılar sonucu ortaya çıkan ilk graffiti örneklerinden de anlaşılacağı üzere graffiti neredeyse insanlıkla yaşıttır.

Graffiti sözcüğünün Yunanca’da yazma anlamına gelen grapheinden geldiği düşünülmektedir. Günümüzdeki şekliyle graffitinin ana çıkış noktası 2. Dünya Savaşı yıllarına denk gelmektedir.

Almanya’yı doğu-batı olarak ikiye bölen Berlin Duvarı’nın iki tarafı da protest kişiler tarafından boyanmış ve bu eylem şekli 1970’li yıllarda ABD’ye sıçrayan bu tür, politik grupların görüşlerini yaymak için kullandığı bir propaganda yöntemi haline gelmiştir.

Zamanla ABD’deki getto çeteleri kendi sınırlarını belirtmek için graffitiyi kullanmaya başlamış.Buna benzer çeşitli örneklerden de anlaşılacağı üzere graffiti başta sosyal sorunlar için kullanılmıştır fakat bağımsız bireyler graffitiye el atınca, bu sanat büyük bir ilerleme göstermiş bulunduğu yerden (New York’tan) bütün ABD’ye oradan da tüm dünyaya yayılmıştır.

Hip Hop kültürünün tanıtımında etkin rol oynamıştır ve Hip Hop ile buluşmasının ardından yeni terimler kazanmıştır. Hip Hop ile kazandığı ve kalıplarını belirlemesini sağladığı terimlerden bazıları şunlardır:

Tag: Graffiti sanatçılarının (writer) kullandığı takma ad, mahlas.

Sketch: Kağıt üzerine yapılan çalışmalardır, resim sanatındaki eskiz ile benzerlik gösterir.

Outline: Graffitinin ana çizgileridir. Göreni etkilemesi grafitinin beğenilirliğini arttırır.

Fill In: Graffitinin içinin boyanması olayıdır. Second Outline: Graffitinin dış çerçevesi.

Battle: Kapışma, atışma.

Simple Style: Basit çalışma.

Crew: Writer grubu.

Graffiti, başlı başına bir Vandalizm uğraşıdır. Öfke duyulan yönetime bir tepki ve o tepkinin ortaya çıkardığı hasarın güzelliğidir. İlginçtir fakat graffiti hasar verme sanatıdır zamanla bu kimliğini yavaş yavaş kaybetse de hálå kendinden çok fazla ödün vermemiştir.

Graffiti yazarları kendilerini sokak ressamı olarak adlandırırlar ve bu düşüncelerinde haksız sayılmazlar. Graffiti masrafsızdır, ihtiyaç olan şeyler: Spray boya, herhangi bir sokak ve tabii ki olmazsa olmaz bir yetenek.

4- Farklı bir ifade şekli, özgürlüğün simgesi, sokak dansı: “Break Dans”: Atası bir dövüş sanatı olan Capoeira’dır. Dansın ismindeki “break” kelimesinin tam olarak nereden geldiği bilinmemekle birlikte büyük olasılıkla funk müzikte kullanılan “break” teriminden gelmiştir (Funk müzikte ritmin hızlandığı ve dansçıların maharetlerini gösterdiği bölüm anlamına gelir).

Break dans tıpkı eski çağlarda savaşları çabuk bitirmek için iki tarafın da en iyi savaşçılarını ortaya çıkararak onlar arasındaki çarpışma sonucu savaşı noktalandırmasına benzer şekilde gettolardaki çeteler arasındaki sorunların çözümünde kullanılırdı; hareketleri yapan grubun en zor, en etkileyici, en akrobatik
çetesi kazanan taraf olurdu.

Fakat bu zor dans medyanın dikkatini çekti ve tıpkı Hip Hop’ın diğer unsurları gibi gettolardan çıkıp popüler medyanın vazgeçilmez bir nesnesi oldu. Sokaklarda çeteleri için dans eden bu son derece maharetli gençler artık kliplerde veya filmlerde rol kapmak için uğraşan insanlar
olmuşlardı.

Break Dans gettolarda ilk ortaya çıktığı zamanlar gayet sade ve sıradan bir şekilde ilerliyordu, kalıpları vardı ve özgünlük yalnızca dansın hareketlerindeydi: Dans edecekler bir daire oluşturur, dans edecek kişi dairenin içine girer ve ritme ayak uydurmak için kendince bir dizi ayak hareketine (footwork) başlardı ardından yer hareketleri gelir ve özgürlük zirve yapar vücut direnci zorlanırdı.

Tüm yer hareketlerinden sonra dansçı imza niteliğinde anlık bir fotoğraf (freeze) verirdi bu bölüm dansın en önemli kısmı kabul edilirdi, sıra bir başka dansçıya geçmiş olurdu ve dansı biten daireye katılırdı.

Dansın en özgün kısmını freeze oluştururdu fakat bazı dansçılar bununla yetinmez yeni hareketler eklerdi ve bu olay zamanla dansı geliştirerek günümüzdeki haline ulaştırmıştır. Yeni hareketlerin birçoğu dansın yarışmacı doğasından kaynaklanmaktadır, break dansçılar yeni bir hareketle buluş yapmış sayılır; buldukları harekete de genelde kendi isimlerini verirler.

Yaratıcılık break dansın olmazsa olmazlarındandır fakat günümüzde kurslara taşınarak kalıplara oturtulmaya çalışılan bu dans en önemli özelliğini kaybetmeye başlamıştır.

Dansın icra edeni eğer kızsa break girl (b-girl), erkekse break boy (b-boy) olarak adlandırılır. Break dans aracılığıyla günümüz gençliği pek çok temel ihtiyacını karşılamaktadır, bulunduğu baskıcı çevreden kopup yeni bir arkadaş grubuna üye olma, kendini geliştirme, çevresine kabul ettirme ve biriken enerjilerini dansla değerlendirme bunlardan yalnızca birkaçıdır.

Break dans kendi içerisinde birçok kola ayrılır bunlardan bazıları şunlardır:

Uprocking: Pantomimik bir kavga havasında geçen ve dansçıların sanki birbirlerini yumrukluyormuş veya tekmeliyormuş gibi yaptıkları bir tarzdır. Amaç rakibi aşağılamaktır. Tabii bu sevimli dans zaman zaman gerçek kavgalarla da sonuçlanabilmektedir.

Locking: Gülünç sokak dansı olarakta bilinen bu dansta, dansçı daima gülümser ve eklemleriyle yaptığı inanılmaz hareketleri sanki bir sakarlık sonucuymuş gibi aksettirir. Vazgeçilmez kostümleri beyaz eldiven ve siyah şapkadır.

Popping: Dansçının kaslarını ani bir şekilde gerip gevşetmesiyle vücudunda ani sarsıntılar oluşturmasına dayalı bir danstır. Robot, sivi, kukla vb. dans çeşitleri de poppingin alt kollarıdır.

Dikkatinizi Çekebilir: Arabesk Müziğin Doğuşu ve Etkileri (Müzik #1)

Hip Hop Müziğin Doğuşu ve Etkileri (Müzik #2)

Hip Hop Dünyaya Yayılıyor: İlk Rap Kaydı

Rapin amacı kitlelere hitap etmekten çok sokaklarda DJ’lerin el becerilerinin MC’lerin doğaçlama yetileriyle birleşmesi sonucu ortaya çıkan bir performans oluşturmaktı. Yani rapin amacı yalnızca rapti. Bu yüzden bir süre kitle iletişim araçlarından faydalanmadan New York sokaklarında ‘raple’ yapmak isteklerini ustalıkla yerine getiren MC’ler ve tabii rapin müziğini inşa eden DJ’ler kimse tarafından bilinmedi.

Derken 1973 yılında, bilinen ilk kayıt yapıldı: “King Tim III (Personality Jock)

Artık müzik endüstrisinde rap müzik de vardı, buna paralel olarak rap para kazandırmaya başlamıştı ve bu para da beraberinde bozulmayı getirecekti. “Para, kadın, uyuşturucu” illegal birçok faaliyet rap ile birlikte anılır olmuş bununla eş zamanlı olarak da rap müzik anlaşılması olanaksız gibi görülen hızlı bir tırmanışa geçmişti.

Amerikan gettolarında ortaya çıkan ve tamamen baskının olduğu bir toplumda hür irade arayışının bir yansıması olan kültür, okuma yazmanın dahi kendilerine yasaklandığı ve bu tarz yasakları da ihlal ettiklerinde kırbaçlanmak, hatta bazen ölümle cezalandırılmakla karşı karşıya kalan siyahilerin yaşadıkları sayısız problemlerini dillendirme aracı, Amerikan kölelik sisteminin insanlıktan çıkarma projesinin karşısında direniş haraketiyken artık çok daha başka bir kulvara girmeye gayesinbaşlamıştı fakat yine de bazı MC’ler rapin özünde barındırdığı getto problemlerinden çok uzaklaşmayarak rapin aslından tamamen sapmasına izin vermediler.

Türkiye’de Rap Müzik ve Hip Hop Kültürü

“Alamancı” müziği Rap Amerika’dan sıçradı ve bir anda bütün Avrupa’yı hatta dünyayı etkisi altına aldı. Türkler Almanya’dan katıldı bu serüvene. Almanlar diğer tüm Hip Hop dallarındaki başarının aynısını rapte de yakaladı ve bundan Almanya’da yaşayan Türk gençleri de nasibini aldı.

Hip Hop ve onun elementleri büyüleyiciydi ve ister istemez Türkleri de etkisi altına aldı ya da Amerikan gettolarında ne olduysa, aynısı Almanya’nın kenar mahallelerinde de oldu ve “Türk gençleri Hip Hop’la buluştu”.

Ülkelerinden uzaktaydılar, yalnızdılar, dışlanmışlardı. Tıpkı Amerika’daki siyahi halk gibi. Göçmenlere yapılan ayrımcılığa karşı bir tepkiydi Hip Hop. Devlet destekli olarak Schöneberg’de rapçiler ve graffiti sanatçıları için açılan Hi Hop Cafe Almanya’da gençler arasında rapin hızla yayılmasını sağlamıştı, bu sayede Türkçe Rap’in ilk merkezi Almanya olmuştur.

Ilk Türkçe rap parçası: Normalde hep Ingilizce söyleyen ama bu parçasıyla Türkçe’ye geçiş yapan, Nünberg’de müzik yaşamını sürdüren Alper Ağa’nın “Bir Yabancının Hayatı” parçasıdır.

Parça, King-Terror grubunun 1991 tarihli “The World Is Subversion” albümünde yayımlanmıştı; bu parça Almanya’da yaşayan Türklerin sorunlarını anlatmak için yapılmıştı.

Türkiye’ye Almanya’dan gelen bu müzik kimilerince tepkiyle karşılandı ve “Alamancı müziği..” diye nitelendirildi, kültürel bir yozlaşmaya sebep olacağı da düşünüldü ama zamanla çok sevildi, benimsendi.

Elle Tutulur İlk Türkçe Rap Grubu: “Cartel”

Almanya’da dağınık halde bulunan ve sesini duyuramayan üç rap grubunun ortaklaşa oluşturduğu bir rap grubudur. Bünyesindeki gruplar Karakan, Erci E, Cinai Şebeke‘dir. Karakan’ın üyeleri ilk Türkçe rap parçasını da çıkaran kişi olan Alper Ağa ve Kabus Kerim’dir; Cinai Şebeke’nin üyeleri M.Ali, Babalu, Olcay ve İnceefe’dir.

Grubun ilk albümü “Cartel” Türkiye’de çok büyük yankılar uyandırmıştır.

Yıl 1995.. Türkiye’de Kürt meselesi gündemdedir ve Türk Milliyetçiliği hızlı bir yükselişe geçmiştir. Derken bu ortamda Hip Hop, daha doğrusu rap Türkiye’ye ilk adımıni atar. Cartel, gerek “C” harfinin hilale benzetilen simgesiyle, gerek işlediği konularla Türkiye’de yanlış anlaşıldı. Ve yazalı basın da bu yanlış anlaşılmayı iyice arttırdı.

Hatta o kadarki grup Türkiye’ye geldiğinde Yeşilköy Havalimanı’nda MHP mensubu bir grup tarafından bozkurt işaretleri yapılarak büyük bir coşku içinde karşılandı. Grup milliyetçi değildi ama öyle zannedildi ve bu yanlışlık gruba yaradı, Türkiye’de albüm satışları üç yüz bini aştı.

Grupta beş Türk, bir Alman, bir de Kübalı varken böylesi milliyetçi bir anlayışı savunması anlamlandırılamaz bir olaydı. Tek istekleri seslerini duyurmaktı, istediklerini elde ettiler de.

Derken grup hızla dağılma sürecine girdi ve hızlıca parlayan grup aynı hızla söndü. Cartel’den cesaret alarak yeni birçok gurbetçi rap grubu ortaya çıktı fakat hiçbiri Cartel’in başarısına ulaşamadı.

Hip Hop Artık İstanbul’da!

Cartel ile rapi tanımaya başlayan Türkiye, yazılı ve görüntülü medyanın ilgi göstermesiyle bilgi edindi ve hızla veni rapçiler türedi. Bunların başında: Nefret, Silahsız Kuvvet, Dr Fuch gibi isimler geldi.

Ancak kendi mekanlarından pek dışarı çıkmayarak Hip Hop faaliyetlerini “underground” olarak devam ettirdiler. 1999 yılında çıkan “Yeraltı Operasyonu” adlı Türkiye’nin ilk büyük toplama albümü Hip Hop’ın Türkiye’de daha da tanınmasını sağladı,

2000’li yıllardan itibaren yükselişe geçen rap müzik ve Hip Hop 2004 yılında Ceza ve Sagopa Kajmer‘in albümleriyle hemen hemen şu an ki konumuna ulaştı. Günümüz Türkçe Rap müziğinin en popüler iki ismi “Ceza (Usküdar, 1977)” ve “Sagopa Kajmer (Samsun, 1978)’dir.

Ceza, Türkiye’de Flex Rap’in öncüsü sayılır, mahlasını da bu rap türündeki başarısından alır (rakipleri tarafından “cezamız geldi” diye anılmasından dolayı mahlası ceza olmuştur).

Sagopa Kajmer (önceki mahlasıyla “Silahsız Kuyvet”), kendine has bit rap tarzı oluşturabilmiş nadir MC’lerdendir: “Pesimist Underround Rap“. Sagopa Hip Hop’in graffiti harici bütün ögelerine etkin rol oynamıştır (MC, DJ ve b-boy’dur).

Günümüz Türkçe Rapi

Günümüzde Hip Hop kültürü popülerliğinin doruğuna ulaştı ve bir zamanlar (90’lar) “Aaa sen rap mi dinliyorsun? olan halk tepkisi artık yerini (2000’ler) “Iyyy sen de mi rap dinliyorsun?!”a bıraktı.

Amerika’dan Almanya’ya sıçrayan Hip Hop, İstanbul’un kucağına düşmüştü fakat artık Türkiye’nin neredeyse bütün illerinde çeşitli rap-Hip Hop grupları oluştu.

No.1, Kaos, Morfin, Hidra, Şanışer, Alper Ayyıldız, Lider, Hayki, Sehabe ve birçok ismin sayılabileceği isimler Hip Hop’ta yer edindi. Bunun en önemli sebeplerinden birisi de masrafsız olması, tabi bunun yanında eğlenceli olması da cabası.

Örnek vermek gerekirse Denizli’de “258 Altkat Records” isimli bir Hip Hop grubu var, yetenekli üyeleri henüz oldukça genç ve içlerinden en dikkat çekeni de: “No.1 (Can Bozok)“.

Birçoğunun ailesel problemleri olması birinci ortak noktaları, ikinci ortak noktalarıysa Hip Hop’i çok sevmeleri. Hatta
No.1 (Can Bozok) otobiyografik olarak hayatını anlattığı “Bu Benim Hayatım” parçasında Hip Hop’a olan sevgisini “Yaşamamın tek sebebi belki de Hip Hop” diye belirtiyor.

Günümüzde Hip Hop Türkiye’de tahminlerin ötesinde yayılmıştır. Fakat Hip Hop ile ilgili yeterli araştırmaların yeterli olduğu söylenemez. Basit birkaç belgesel ve üniversite tezi dışında bu konuda çalışma yapılmış değildir.

Umarız Hip Hop üzerine daha geniş araştırmalar yapılır ve böylece bu müzik türüyle ilgili bölük pörçük bilgilerimiz temellendirilmiş olur.

Kaynakça

1- Britanicca Hip Hop Müzik ve Kültürel Hareket maddesi.

2- Gettolardan Dünyaya Hip Hop Kültürü Academia

3- Dünya Bizim Arabesk yerini hiphop’a bırakıyor sayfası.

Hip Hop Müziğin Doğuşu ve Etkileri (Müzik #2)

Hakkımızda
İletişim

Yorum yapın

Don`t copy text!